The English Language forum where you can learn and speak English online with the English speakers from all over the world!
ingilizce forum,Pratik Ingilizce,Ingilizce ders,ingilizce gramer,İngilizce Kaynak Ingilizce Pratik Ingilizce Gunluk ingilizce Yıllık ingilizce Plan Kpds Forum
İçimde bir ezgi var...
Kaç ay oldu dinliyorum...
Kimse duymuyor...
Ben sadece içimden söyleyebiliyorum...
Bilinsin istemiyorum...
Bir Ekim akşamının aldatan sıcaklığını hatırlatıyor bana...
Karanlığı...
Kayıkların kenarındaki mutlu ayyaşları...
Daracık bir sokağı...
Bir yanımın hep 'sahte' olduğunu...
YokuÅŸu...
Çözümsüzlüğü...
Çözümsüzlüğe rağmen vazgeçememeyi...
Kati bir ayrılığı kabullenemeyişi...
İstiklal Caddesi'nde gece 23.00'de girilen bir lokantanın berbat pilavını paylaşmayı...
Uyurken damla damla terleyen tenini seyretmeyi...
Belli belirsiz dokunabilme sevincini...
Daha ne saysam? ..
Ne desem? ..
Söylenecek her şeyi söyledim sanki...
Yazacak hiç bir O'nlu cümlem kalmadı...
Bitti diyorum bitti...
Düşünme... Hadiiii...
Yok...
Olmuyor...
Geçme diyorum evinin önünden...
Ne deÄŸiÅŸecek? ..
Apartmanının dış kapısına bakıp gözlerim dolacak kadar mı zayıfladım ben? ..
Hayır...
O ezgi...
Dağıtıyor beni...
Bakarken, duyarken, içerken, susarken...
Hep o ezgi...
Biraz keman... Biraz piyano...
Hafif çığlıklar...
İsyan...
Nasıl desem? ..
Diyemem ki...
Diyebilsem...
Offfffff! ! !
******
Islık Çaldım Duyan Olmadı...
Bir tane kutu kola açma halkası vardı elimde...
Neredeyse 4-5 saattir onla oynuyordum...
Ağzıma atıp çiğnedim de biraz...
Neden takıldım ona bilemiyorum...
Epey haşır neşir olduk...
Bir ara dudağımın sağ tarafındaki kavuştuğu yeri keser gibi oldu çiğnerken, hafif kanadığına göre 'gibi' edatına hacet yok, kesti...
Aynaya koÅŸtum...
Baktım biraz...
İnce ince süzülen kana baktım...
Sonra gözlerime...
Epey baktım ama...
Gözlerim de kıpkırmızı olmuş...
Aynaya iyice yaklaştım...
Oyalandıkça yabancılaştım kendime...
Gülümsedim...
Kaşlarımı çattım...
Garip şekillere soktum suratımı...
Islık çaldım sonra...
Önce bildiğim türkülerdi ağzımdan çıkan...
Sonra ne çaldığımı ben bile bilemedim...
Islık çaldım...
Uzun uzun...
Islık çalarken beğenmedim kendimi...
Ama çaldım...
Uzun uzun...
Ayrılığa...
Özleme...
Haklı oluşuna...
Biçareliğe...
Hasrete...
Düzene...
Düzensizliğe...
Saçlarına...
Şaşkınlığıma...
Salaklığıma...
Bir türlü toparlanamayışıma...
Islık çaldım...
Uzun uzun...
Sende kalan mavi saplı diş fırçama...
Mutfakta dolaşan öldüremediğin karıncalara...
'Shiny' derken en sevimli halini alışına...
Doğru yaptığını fark edince gözlerinin içinin parlayışına...
Genelde hep doğru yapışına...
Yanlışlarıma...
Dürüst davranmayışıma...
Buralara ait olmayışına...
Üşümene...
GiymediÄŸin kahverengi pantolonuna...
Bavullarının hep toplu duruşuna...
Bob Marley'e...
Nazan Öncel'e...
Evinin ortasında birbirine karışmış üçlü pirizlere...
Onların hala birbirine karışmış şekilde durduğuna emin oluşuma...
SarhoÅŸluÄŸuna...
Beni kovuÅŸuna...
KirlenmiÅŸ kanepene...
Geceye...
Sırtına... Dizlerine...
Islık çaldım...
Uzun uzun...
Sana...
Bana...
Sen duymadın...
Ben duymadım...
Hiç kimse duymadı...
Hissizliğe çaldım...
Lanet olsun'a çaldım...
Seni seviyorum diyemeyiÅŸine...
Çaldım yine de...
Öylesine...
Uzun uzun...
Sonra ağzıma attım tekrar kutu kolanın açma halkasını...
Aynanın önünden ayrıldım...
Sen görmedin...
Ben görmedim...
Hiç kimse görmedi...
Ne güzel...
Ne? ? ?
 Â
Zeki Kayahan coÅŸkun